Anasayfa
Bilimsel Araştırma Makaleleri
  Bitki hastalıkları üzerinde araştırma yapan arkadaşlarımızın, yaptıkları çalışmaların Türkçe  ve İngilizce birer özetini, araştırma ile ilgili resimlerle birlikte internet üzerinden göndermeleri durumunda, bu çalışmalar, sitemizin imkânları oranında bu sayfada yayınlanarak değerli yetiştiricilerimizin istifadesine sunulmaktadır.
1. ULUKUŞ, İ., 1977. Studies on Macrophomina phaseoli (Maubl.) Ashby. which   causes the Onion Bulb Rots in Bitlis province. J. Turkish Phytopath.,  6 ( 2 ) : 65 -76 (En)
     
ABSTRACT 
   
      M. phaseoli had been determined previously on certain plants in Turkey, but is was first observed on onion bulbs in 1974 in Bitlis. The onion bulbs infected by fungus had decayed becoming black colored; the roots were being separated easily from the bulbs; the masses similar charcoal had been formed at the bottoms of the bulbs, and the small, grayish black sclerotia had come into existence in the tissues of the fleshy bulb scales. 
   
      The pathogenicity of the fungus was investigated. The pathogenicity test were done by placing the wounded and unwounded bulbs, stems and fruits on agar plates on which the fungus was grown sufficiently, and by putting agar discs containing the fungus onto fruits. It was observed that the fungus infected onion bulbs, fresh onions, leeks, garlics, potato tubers, garden radishs, carrots, lettuce stems, and cucumber and vegetable marrow fruits. 
   
      Optimum growth conditions, and growth properties on different media of the fungus were also investigated for identification. The fungus grew best at 35°C among the five different temperature degrees, and at pH 5 among the five different pH steps. In spide of producing sclerotia abundantly which were grayish-black colored, small, 29 to 145 by 29 to 203 micron sized, the fungus didn't produce any pycnidium on different media. 
   
      Some chemicals were tested under laboratory conditions to find a clue for controlling the fungvs, and it was determined that Derosal and Benlate were effective even at 0,001 % dose.
   
ÖZET
   
BİTLİS İLİNDE SOĞANLARDA YUMRU ÇÜRUKLÜĞÜ YAPAN Macrophomina phaseoli (Maubl.) Ashby. ÜZERİNDE ÇALIŞMALAR 
   
      Türkiye'de bazı kültür bitkileri üzerinde önceden varlığı bilinen Macrophomina phaseali'ye soğan yumruları üzerinde ilk defa 1974 yılında Bitlis ilinde rastlandı. Fungusun hastalandırdığı soğanlarda yumruların siyahlaşarak çürüdüğü, köklerin kolayca yumrudan ayrıldığı ve yumru tabanında mangal kömürünü andırır bir kitlenin oluştuğu, yumru yapraklarının zarların altında yaprak etine gömülü olarak küçük siyah sklerotların oluştuğu gözlendi. 
   
      Dış yüzeyleri sterilize edilmiş yaralı ve sağlam yumru, gövde ve meyveleri fungusun  yeterince geliştiği petrilere bırakmak ya da fungusu ihtiva eden agar parçalarını meyveler üzerine yerleştirmek suretiyle yapılan inokulasyonlarda, fungusun soğan yumruları, taze soğan, pırasa, sarımsak, patates yumruları, turp, havuç, marul gövdesi, hıyar ve sakız kabağı meyvelerini hastalandırdığı tesbit edildi. 
   
      Optimal gelişme şartlarını ve değişik ortamlardaki gelişme özelliklerini tespit için de bazı çalışmalar yapılarak fungusun, beş değişik sıcaklık derecesinden en iyi 35°C'de, beş değişik pH basamağından en iyi pH 5'te geliştiği, çeşitli ortamlar üzerinde büyüklükleri 29 - 145 x 29 - 203 mikronlar arasında değişen sklerotlar oluşturmasına rağmen piknit meydana getirmediği ortaya konuldu. 
   
      Savaş için bazı ipuçları elde etmek bakımından da, petrilerin bir tarafında  delik açarak buraya ilâç çözeltisi damlatmak ve diğer tarafa fungusu ekmek suretiyle bazı ilâçların etkisi denenerek Benlate ve Derosal adlı sistemik ilâçların yüzbinde birlik dozlarında bile fungusa etkili oldukları tesbit edildi. 
     
2. ULUKUŞ, İ. ve A. SAĞIR, 1982. Elazığ ve Diyarbakır illerinde Biber kurumaları ve hastalığın fungal etmenleri üzerinde ön çalışmalar. Bitki Koruma Bülteni, 22 (1) : 13 - 20. 
   
ÖZET
   
      1976 yılında, hastalık şiddetinin en yüksek düzeyi bulduğu 11-25 Ağustos günleri arasında yapılan sürveyle, ortalama hastalık oranı Elazığ'da %46.9,   Diyarbakır'da %32.7 olarak   belirlenmiştir. 
   
      Hastalık etmenini tespit amacıyla kuruma görülen tarlalardan alınan 66 örnekten izole edilen Fusarium, Phytophthora, Macrophomina, Rhizoctonia, Alternaria ve Aspergillus genuslarına ait 76 fungus izolatından yalnız Phytophthora genusuna ait olanlar yüksek oranda hastalandırma gücü göstermiş, diğerlerinde patojenisite görülmemiştir. Patojen izolatların tür düzeyinde tanıları yapılarak Phytophthora capsici Leon. oldukları ortaya konulmuştur. 
   
   
SUMMARY 
   
THE PRELIMINARY STUDIES ON THE ROOT AND CROWN ROT OF GREEN PEPPERS AND ITS CAUSAL AGENT, IN  ELAZIĞ AND DİYARBAKIR PROVINCES 
   
      It was determined by a survey done on Aug. 11 - 25, 1976 that the rates of disease were 46.9% in Elazığ and 32.7% in Diyarbakır, when the severity of the disease was the highest level in most of the fields. 
   
      For the purpose to determine the causal agent of the disease, 66 samples were taken from the fields where the root and crown rot on pepper plants was observed. 76 fungal isolations belonged to the genera Fusarium, Phytophthora, Macrophomina, Rhizoctonia, Alternaria and  Aspergillus were isolated from these samples, but only the isolations belonged to the genus Phytophthora from these, were found pathogen and highly virulent at the result of the pathogenicity tests, and the others weren't found pathogen. These isolations of the genus Phytophthora were identified as Phytophthora capsici Leon. at the result of the identification studies at species level. 
3. SAĞIR, A. ve İ. ULUKUŞ, 1982. Diyarbakır ilinde Soğan Pası (Puccinia porri  "Sow." Winter) 'nin zararı ve etmenin uredospor çimlenmesi üzerinde bir çalışma. Bitki Koruma Bülteni, 22 ( 2 ) :  99-106 
     
ÖZET
   
      Soğan pası (Puccinia porri "Sow."Winter) ilk kez Nisan 1978 de kent çevresindeki bahçelerde büyük tahribatıyle dikkati çekmiş, hastalığın il düzeyindeki durumunu belirlemek için yapılan sürveyle ortalama yeşil aksam zarar oranı Merkez ilçede %18.19, Çermik'te % 0:53, Ergani'de % 0.00, tüm ilde %7.68 olarak bulunmuştur. Diyarbakır ilinde soğan pasından ileri gelen ürün kaybı ise 198,161 ton olarak hesaplanmıştır. 
Pas lekeleri
Püstüller
   
      Fungusun bazı morfolojik ve fizyolojik özelliklerini tespit için yapılan çalışmada uredospore boyutları 22.56 + 0.33 x 25. 57 + 0.25 mikron olarak ölçülmüş, 21.5 artı-eksi 2°C sıcaklıkta yürütülen saf su, yaprak özsuyu ve %5 glikoz çözeltisinde çimlendirme denemelerinde fungusun uredospore'ları en erken iki saatte ve saf suda çimlenmişler, en yüksek çimlenme oranı 24 saatte %18.3 olarak yine saf suda elde edilmiştir. 
Uredospor çimlenmesi
   
SUMMARY 
   
A STUDY ON THE UREDOSPORE GERMINATION OF ONION RUST (Puccinia porri "Sow." Winter') AND ITS DAMAGE IN DİYARBAKIR PROVINCE 
   
      Onion rust (Puccinia porri 'Sow.' Winter) was first observed with its great harm in the fields at the suburbs of the city, in April 1978. The average ratios of foliage damages were found as 18.00 - 19.00% in Diyarbakır, 0.53% in Çermik and 0.00% in Ergani by surveying in order to determine the situation of the disease in the province. The yield loss due to onion rust was also found as 198.161 tons in Diyarbakır province. 
   
      The average size of the uredospores of the rust fungus was measured as 22.56 - 0.33 x 25.57 - 0.25 microns. The germination tests of uredospores were done in distilled water, in leaf extract and in 5% glucose solution. In these tests the earliest germination occured after two hours in distilled water, and the highest germination ratio was obtained as 18.3% also in distilled water in 24 hours. 
     
4. SAĞIR, A., S. ÖZ ve İ. ULUKUŞ, 1982. Değişik ışıklar altında Phytophthora capsici Leon'nın sporangium oluşumu. Bitki Koruma Bülteni, 22 ( 3 ) : 142-148. 
     
ÖZET 
   
      Patates Agar ortamı üzerinde, inokulasyondan hemen sonra başlayarak I2 gün süreyle günde 9'ar saat (oda ışığı için 13' er saat) ultraviyole, günışığı ve yayınık oda ışığına maruz bırakmak suretiyle, Phytophthora capsici Leon.'nin sporangium oluşumuna ışığın etkisi araştırılmıştır. Karanlıktaki tanıklarda çok az sporangium oluştuğu halde değişik ışıklar altında oldukça bol miktarda sporangium oluşmuştur. Yayınık oda ışığında sporangium sayısı, ışığa maruz bırakıldığı gün sayısıyla doğru orantılı olarak artmıştır. 
   
Işığa maruz kalan besiyerlerinde bol miktarda oluşan sporangiumlar
   
SUMMARY 
   
THE SPORANGIUM PRODUCTION OF Phytophthora copsici Leon. UNDER THE DIFFERENT LIGHTS 
   
      The effect of light on the sporangium production of Phytophthora capsici Leon. has been investigated by exposing the fungus to ultraviolet light, to daylight obtained from a daylight lamp and to natural diffused light in the room for nine hours every day (13 hours for diffused room light), up to the 12 th day from inoculation, on the Potato Agar medium (100 g peeled potato, 16 g  agar, 1000 cc water). The fungus has produced sporangia abundantly under these different lights, whereas a few sporangium has been produced on the checks in the darkness. Under the diffused room light,  the number of the sporangia has increased in connection with the number of the days that the fungus had been exposed to the light. 
     
5. ULUKUŞ, İ., 1984. A Suitable Medium for Production of Soluble Red Pigment by Some Strains of Macrophomina phaseoli (Maubl.) Ashby .  J. Turkish Phytopath.,  13 ( 2-3 ) : 53-61 (En)
     
ABSTRACT 
   
      The effects of some medium ingredients, some metallic salts and some environmental conditions on the pigment production by some strains of M. phaseoli were investigated. The best pigment production occured on the medium which contained 30 g Potato, 1.5 g Yeast extract, 1.7 g Agar No.3 (Oxoid, L13), 100 cc Distilled water (pH 7), in darkness, at 27°C and 3 days after inoculation. 
   
      The 10 isolates obtained from bean, pepper, potato, watermelon, chick-pea, tobacco, cotton and peanut did not produce the red coloured pigment; the 4 isolates obtained from onion, chick-pea, carnation and olive produced poorly; the 3 isolates obtained from sesame, flax and cucumber produced a dense colour on the mentioned medium under the conditions given above. It was thought that the last 3 M. phaseoli isolates probably belong to ssp. sesamica. 
   
ÖZET 
   
Macrophomina phaseoli (Maubl.) Ashby'NİN BAZI IRKLARININ SUDA ERİR KIRMIZI PİGMENT OLUŞTURMASINA UYGUN BİR ORTAM 
   
      M. phaseoli'nin  bazı ırklarının kırmızı pigment oluşumu üzerine bazı ortam unsurlarıyla, bazı metal tuzları, sıcaklık, ışık ve hidrojen iyon konsantrasyonunun etkileri araştırıldı ve en iyi renk oluşumunun 30 g Patates, 1.5 g Yeast extract, 1.7 g Agar, 100 ml Damıtık su ihtiva eden, pH'sı 7'ye ayarlı ortamda, 27°C sıcaklıkta, karanlıkta ve 3 günlük bir inkubasyon sonunda ortaya çıktığı belirlendi.
   
      Verilen ortam üzerinde ve belirtilen şartlarda sınanan 17 M. phaseoli izolatından fasulye, biber, patates, karpuz, nohut, tütün, pamuk ve yerfıstığmdan elde edilen 10 ta nesinin pigment oluşturmadığı; soğan, nohut, karanfil ve zeytinden elde edilen 4 tanesinin orta derecede; susam, keten ve hıyardan elde edilen 3 tanesinin ise oldukça yoğun renk oluşturduğu belirlendi. Son üç izolatın muhtemelen ssp. sesamica alttürüne ait olabilecekleri kanısına varıldı.  
     
6. GÜLLÜ, M. ve İ. ULUKUŞ, 1985. Studies on the Pathogenicity and the ldentification by using Serological Methods of a Bacterial Agent (Corynebacterium michiganense pv. michiganense 'Smith' Jensen) which causes Tomato Wilt, in greenhouses of Antalya province . J. turkish, phytopath., l4 ( 2 ) : 65-68.
     
ABSTRACT 
   
      The pathogenicity of the bacterial agent isolated from the stems and petioles of Tomato plants that show typical symptoms of Bacterial Canker disease was determined by root inoculation technique; and it was identified as Corynebacterium michiganense pv. michiganense 'Smith' Jensen by using an anti-C. michiganense pv. michiganense serum that had been produced in a rabbit. 
   
Ö Z E T 
   
ANTALYA İLİ SERALARINDA ZARAR YAPAN DOMATES BAKTERİYEL SOLGUNLUĞU  ETMENİ  (C.  michiganense  pv. michiganense 'Smith' Jensen)'NİN PATOJENİSİTESİ VE SEROLOJİK YÖNTEMLERLE TEŞHİSİ ÜZERİNDE ÇALIŞMALAR 
   
      Domates  Bakteriyel  Solgunluğu hastalığının tipik belirtilerini gösteren  solgun domates  bitkilerinin gövde ve yaprak saplarından izole edilen  etmenin,  kök  inokulasyon yöntemiyle patojenisitesi belirlendi ve bir ev tavşanında elde edilen Anti-C. michiganense pv. michiganense serumu yardımıyle teşhisi yapıldı.
     
7. ULUKUŞ, İ., 1985. Biber bitkilerinde Corynebacterium michiganense pv. sepedonicum'un sebep olduğu yeni bir solgunluk hastalığı. 4. Türkiye Fitopatoloji Kongresi, 8-11 Ekim 1985, izmir
     
ÖZET
   
      1979 yılının 30 Ağustos - 19 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilen bir sürvey sırasında Elazığ ilinin Hacımehmetli  (Baskil),  Aşağıbağ (Merkez) ve Seydili  (Palu)  köyleri ile Mardin'in Ömerli ve Duraklı (Mazıdağı) köylerinde, biberler üzerinde, yapraklarda pörsüyüp kıvrılma, dallarda kısmî salgunluklar, gövdede gevrekleşme, iletim demetlerinde hafif kahverengileşme gibi belirtilerle ortaya çıkan yeni bir bakteriyel solgunluk hastalığı tesbit edilmiştir. Hastalık oranı Elazığ'da % 2.21, Mardin'de % 0.02 olarak bulunmuştur. Ezme-seyreltme yöntemiyle hastalığın etmeni izole edilerek patojenisitesi belirlenmiş, biyo-kimyasal ve serolojik testlerle tanısı yapılarak Corynebacterium michiganense pv. sepedonicum'un bir ırkı olduğu ortaya kanulmuştur. C. sepedonicum bu çalışma ile biberler üzerinde ilk kez kaydedilmekte olup bakterinin bu ırkı, Yeast-Dextrose-Chalk agarda sarı pigmemt oluşturması, nişastayı hidrolize edebilmesi ve 37°C'de gelişebilmesi ile etmenin bilinen diğer ırklarından ayrılmaktadır. 
   
Biberde Bakteriyel Solgunluk belirtisi
Bitkilerin iletim demetlerinde renk değişimi
Lam aglutinasyon testi sonucu
     
8. BARIŞ, M., E. GÜLSOY, M. GÜNCÜ, S. MADEN, A. SAĞIR, M. ŞENYÜREK, İ. ULUKUŞ, O. YALÇIN ve H. ZENGİN, 1986. Biberlerde Kökboğazı Yanıklığı hastalığı (Phytophthora capsici Leonian)'nın primen inokulum kaynakları  ve savaş yöntemleri üzerinde araştırmalar. Bitki Koruma Bülteni, 26 ( 3-4 ) : 59-95. 
     
Ö Z E T 
   
      Altı Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü'nün Sebze ve Yem Bitkileri Hastalıkları Labaratuvarınca Biber Kökboğazı Yanıklığı hastalığı  (Phyrophthora capsici Leon.)'nın primer inokulum kaynakları ve savaş yöntemleri araştırılmıştır. Hastalığın yıldan yıla taşınmasında tohum, fide, tarla toprağı ve bitki artıklarının rolü saptanmaya çalışılmıştır. Hastalık üzerine kültürel önlemlerin ve birçok fungusidin etkileri araştırılmıştır. 
   
      Hastalığın taşınmasında  tohumun rolünün olmadığı, ancak hastalığın hasta fidelerle; fide köklerine yapışık toprakla, tarla toprağıyla ve bitki artıklarıyla taşındığı saptanmıştır. Hastalığı önleme yönünden en iyi etkiyi sırta dikimin sağladığı, karık içine dikimin ise tavaya dikime göre hastalığı azalttığı saptanmıştır. 
   
      Çalışmada denenen 15 ilacın, çok değişken etkinlikler gösterdiği, ancak ilaç kullanımının sırta dikime göre fazlaca avantaj sağlamadığı saptanmıştır. 
   
   
S U M M A R Y 
   
INVESTIGATIONS ON THE PRIMARY INOCULUM SOURCE AND CONTROL MEASUREMENTS OF THE CROWN BLIGHT DASEASE (Phytophthora capsici Leon.) OF PEPPERS 
   
      The primary inoculum sources of the Crown Blight disease (Phytophthora capsici Leon.) of Peppers and their control methods were investigated by the Vegetable Disease Laboratories of six Regional Plant Protection Institutes. 
   
      lt was determined that the pathogen could not be transported by pepper seeds but could be transported by pepper seedlings, field soils and diseased materials in field soils. 
   
      Growing the pepper plants on rows was better than growing in rows or in flat plots in controlling the disease. 
   
      Dithane M-45, Brestan Conc., Pomarsol Forte, Antracol, Orthocide 50, Kellek 85 WP, Ridomil 5 G, Ridomil 25 WP, Daconyl, Ortho Difolatan 80, Previcur N, Panko, Aliette Lesan 70 and Hektaneb fungicides tested in this study, showed very law and different effectiveness against to the disease.  It was concluded that chemical treatments could not provide adwantages. 
     
9. PİLAVCI, O. ve İ. ULUKUŞ, 1987. Studies on Possibilities of Using Troleandomycin as a Seedling Treatment Chemical Against Tomato Bacterial Canker  (Corynebacterium michiganense pv. michiganense 'Smith' Jensen) : I. In vitro Effectiveness and Phytotoxicity of the Antibiotic .  J. Turkish Phytopath.,  16 ( 1 ) : 17 - 22 (En)
     
ABSIRACT 
   
      The 10 000, 1000, 100, 10 and 1 ppm doses of Troleandomycin have prevented the development of the causal agent of Tomato Bacterial Canker disease, C.m. pv. michiganense, at in vitro studies. On the other hand, the antibiotic have penetrated through the roots to the upper parts of the plants, but even the high doses did not cause any phytotoxicity on the tomato seedlings. 
   
ÖZET 
   
TRIOLEANDOMYCİN'İN DOMATES BAKTERİYAL SOLGUNLUĞU (Corynebac-terium michiganense pw. michiganense 'Smith' Jensen)'NA KARŞI FİDE İLACI OLARAK KULLANILMA OLANAKLARI ÜZERİNDE ÇALIŞMALAR:   I. ANTİBİYOTİĞİN IN VITRO ETKİNLİĞİ VE FİTOTOKSİSİTESİ 
   
      Yapılan in vitro çalışmada Troleandomycin'in 10 000,  1000, 100, 10 ve 1 ppm'lik dozlarının hemen hepsinde Domates Bakteriyal Solgunluğu etmeni C.m. pv. michiganense'nin gelişmesini önlediği; diğer yandan antibiyotiğin köklerinden bitkilere nüfuz ederek sistemik olarak ilerlediği, buna karşılık yüksek dozlarında bile domates fidelerinde gözlenebilir bir fitotoksisiteye sebep olmadığı tesbit edilmiştir. 
   
Troleandomycin'in in vitro etki testi sonucu
     
10. PİLAVCI, O. ve İ. ULUKUŞ, 1987. Studies on Possibilities of Using Troleandomycin as a Seedling Treatment Chemical Against Tomato Bacterial Canker  (Corynebacterium michiganense pv. michiganense 'Smith' Jensen) : II. In vivo Effectiveness  of the Antibiotic and Its Comparison with Streptomycin.  J. Turkish Phytopath.,  16 ( 2 ) : 67 - 70 (En)
     
ABSTRACT 
   
      Treatment was done by dipping the roots of the seedlings which had been artificially inoculated with the bacterium beforehand, into the antibiotic solutions, for 3 hours, at 30°C temperature.  Troleandomycin was not effective at 0.1 and 1 g/l doses, but 29.36 % effective at 5 g/ l dose. On the other hand, Streptomycin, which was taken as a check chemical, gave 97.94  % effectiveness at 1 g/l dose. An important phytotoxicity was not observed on the seedlings treated with Streptomycin, except an unimportant phytotoxical symptom on a few old leaves. 
   
Ö Z E T 
   
TROLEANDOMYCİN'İN DOMATES BAKTERİYEL SOLGUNLUĞU (Corynebac-terium michiganense pv. michiganense 'Smith' Jensen)'NA KARŞI FİDE İLACI OLARAK KULLANILMA OLANAKLARI ÜZERİNDE ÇALIŞMALAR: II. ANTİBİYOTİĞİN İN VİVO ETKİNLİĞİ VE STREPTOMYCİN'LE MUKAYESESİ 
   
      Uygulama, sunî olarak bakteri ile inokule edilmiş fidelerin köklerini, 30°C sıcaklıkta, 3 saat süreyle ilaç çözeltilerine batırmak suretiyle yapıldı. Troleandomycin 0.1 ve 1. g/l'lik dozlarında etkili olmadı, 5 g/l'lik dozunda ise % 29.36 etkili oldu. Buna karşılık karşılaştırma ilacı olarak kullanılan Streptomycin, 1  g/l'lik dozunda % 97.94'lük bir etki sağladı. Streptomycin uygulanan parsellerde birkaç yaşlı yaprakta ortaya çıkan önemsiz bir fitotoksik belirti dışında fitotoksisite gözlenmedi. 
     
11. ULUKUŞ, İ., 1989. Bitki hastalıklarında entegre mücadele ve biyokontrol. Derim, 6 ( 3 ) : 125 - 140. 
     
      Bu makalede bitki hastalıklarının biyolojik mücadelesinde çok başarılı sonuçlar elde etmenin güçlüğü ve meselelerin dar görüşten uzak, sabırlı ve uzun süreli araştırmalarla incelenmesine ihtiyaç olduğu vurgulanmakta; mevcut bilgiler ışığında bitki hastalıklarının biyolojik mücadelesindeki olanak ve güçlüklerin kısa bir tartışması yapıldıktan sonra, yeni bir yaklaşım olarak entegre mücadele fikrinin şekillendirilmesi ve bu kavram  çerçevesinde biyolojik  mücadelenin başlıca olanaklarının neler olduğunu ortaya konulmaya çalışılmaktadır.
   
Antagonist bakteri Bacillus subtilis'in bazı patojen funguslara etkileri
Antagonist bakteri Bacillus subtilis'in bazı antagonist funguslara etkileri
     
12. ULUKUŞ, İ., Ş. Ali AKTEKE, H. DAMDERE ve O. DEVELİER, 1997. Akdeniz bölgesi seralarında sebzelerde zarar yapan Kurşuni küf (Botryotinia fuckeliana 'De Bary' Whetzel) hastalığına karşı biyolojik mücadele olanakları üzerinde araştırmalar . Bitki Koruma Bülteni, 37 ( 1-2 ) : 21-34. 
     
ÖZET 
   
      Çalışma I985-I992 yıllarında Antalya Narenciye Araştırma Enstitüsü'nde yürütülmüştür. Değişik sebze türlerinden elde edilen Botryotinia fuckeliana 'De Bary' Whetzel izolatları ile patlıcan, biber, domates, fasulye ve kabak bitkilerinde çapraz inokulasyon testleri yapılarak en patojen izolat (PF.lO) saptanmıştır. Sonra Adana, İçel ve Antalya illerinden toplanan 109 adet toprak örneğinden 30 adet fugistatik toprak elde edilmiştir. Bunlardan 48 adet bakteri, l3 Aktinomiset, 31 adet fungus izolatı patojene karsı antagonist olarak bulunmuştur. 
   
      Bu antagonistlerle yapılan in vitro ikili etkileşim testleri sonucunda AA.11/98 no'lu aktinomiset, AB.27/59 no'lu bakteri (Bacillus subtilis) ve AF.I no'lu fungus (Trichoderma viride) patojene karşı en yüksek etkiyi göstermişlerdir. Bu antagonistler domates, biber, patlıcan ve hıyar bitkilerinin kök ve toprak üstü organlarına bulaştırıldıklarında hastalık oluşturmamışlardır. 
   
      1989 Yılında sera koşullarında patlıcan üzerinde yapılan denemelerde: AB.27 no'lu bakteri hastalığa karşı etkili olmamıştır. AF.I no'lu fungus %29, AA.11 no'lu aktinomiset %10 koruyucu etki göstermiştir. Yine patlıcan üzerinde AF.1 (T.viride) ile yapılan başka denemede %28 ve 24 etki elde edilmiştir. 
   
      1992 Yılında sera ve iklim odasında baklalar üzerinde T. viride %0.5 malt özü ile birlikte uygulanmıştır. Sera koşullarında yeterli hastalık çıkışı olmamakla birlikte %33.3 ve %20.8 lik bir etki elde edilmiştir. İklim odası koşullarında ise hem tanık, hem de antagonist uygulanan bitkilerin tümü hastalanmış ve aralarında fark bulunamamıştır. 
   
   
SUMMARY 
   
Researches on biological control possibilities against gray mold (Botryotinia fuckeliana 'De Bary' Whetzel) that is harmful to greenhouse vegetables in the Mediterranean region 
   
      The studies had been carried out during 1985-1992 in Antalya Citrus Research   Institute. Botryotinia fuckeliana isolates were obtained from different vegetables and they were cross inoculated to wounded sites on eggplant, pepper, tomato, bean and squash. PF.lO was determined as the most virulent isolate. Then 30 fungistatic soil samples were obtained from 109 soil samples that were collected from the vegetable growing areas of Adana, Içel and Antalya provinces. The soil samples were placed on PDA with the fungus and the fungistatic soil samples were chosen according to the inhibition zone formed on this medium. From these soil samples 48 bacteria, 13 Actinomycetes and 31 fungi were obtained which showed antagonistic effect on the pathogen. As a result of dual culture experiments done with these antagonists in vitro: the actinomycet isolate number AA. 11/98, the bacterium isolate number AB.27/59 (Bacillus subtilis) and the fungus isolate number AF.I (Trichoderma viride) showed the highest effect against the pathogen. These antagonists didn't caused infection on the roots or aerial parts of tomato, pepper, eggplant and cucumber. 
   
      In 1989 experiments were carried out on eggplants at greenhouse conditions. It was found out that AB.27 isn't effective against the disease while as AF.I has 29% and AA.11 has 10 % preventive effect on the disease. At a second experiment carried out again on eggplant with AF.I (T. viride), 28 and 24% effect were obtained. 
   
      In 1992 T.viride was applied with 0.5% malt extract to faba bean in greenhouse and acclimated room. In greenhouse conditions there wasn't adequate pathogen infection but 33.3 and 20.8% effect were obtained. In climatized room, all of the control and antagonist treated plants were infected and there wasn't any difference between them. The spore suspensions of the antagonists and pathogen were used at all of the treatments. The spore concentration of the antagonist suspensions were as follows: T. viride; 107-108 spore/ml, B. subtilis; 5x10-4x10 cell/ml, actinomycetes; 4x105-1.6x108 spore/ml. The spore concentration of the pathogen suspension was 3x105-1.6x107 spor/ml. 
     
Anasayfa