088 Kul hakkı

  Değeli okuyucularım, kul hakkı pek önemlidir. Aşağıdaki hadis-i şerif, Allahü Tealâ'nın zatına karşı işlenen günahlarda, tevbe edilmesi durumunda, Rabbilaleminin sonsuz rahmetiyle tevbeyi kabul edebileceğini, ama kullarla ilgili haklarda tevbe edilse de, o kul, hakkını helal edip affetmediği sürece o tevbenin kabul olmayacağını göster- mektedir. Bakınız gıybet ile ilgili hadis-i şerifte ne buyruldu?

"Gıybetten sakının; çünkü gıybet zinadan daha şiddetlidir. Kişi zina edip tevbe eder de, Allahü teâlâ onun tevbesini kabul eder. Gıybet edilen, gıybet edeni affetmedikçe, affolmaz." [İbni Ebid dünya, Deylemî, Taberanî, Beyhekî]

O sebeple toplumsal ve aile içi ilişkilerde, kimsenin hakkını üzeri-mize geçirmemeye çalışmamalıdır. Hadis-i şeriflerde:

"Üzerinde kul hakkı olan, ölmeden önce ödeyip helalleşsin! Çünkü âhirette altının, malın değeri olmaz. O gün, hak ödeninceye kadar, kendi sevaplarından alınır, sevabları olmazsa, hak sahibinin günahları buna yüklenir." [Buharî]

"Kul hakkı, müminin ayıbı, kusurudur." [Ebu Nuaym]

"Üç şey kendisinde bulunan, Cennete dilediği kapıdan girer: Kul hakkını ödeyen, her namazdan sonra 11 defa ihlâs sûresini okuyan, katilini affederek ölen." [Berika]

Zamanımız toplumunda özellikle aile içi ilişkilerde, arkadaşlık ilişkilerinde, kurum ve kuruluşların harcamalarında kul hakkı hiç önemsenmiyor. Mesela, aile içinde erkekler, eşleri ve çocukları kendilerine hizmetle yükümlü köleler imiş gibi onlardan durmadan çeşitli hizmetler talep edip duruyorlar. Bazı samimi arkadaşlar, razı olup olmayacaklarını bilmedikleri halde, birbirlerinin mallarını izinsiz kullanıyorlar. Bazı kişiler, bir çeşit kumar olan ve üzerinde yüzbinlerce kişinin hakkı olan piyango paralarını fütursuzca harcıyorlar, Belediyeler, sanki kendi mallarıymış gibi, siyasi rant için, halkın parasıyla iftar yemekleri veriyorlar. Razı olan var olmayan var. Aman kul hakkına çok dikkat edelim.