218 Namazda huşu ve hudu

  Değerli okuyucularım, zamanını ona göre ayarlayarak sabah namazının ilk tekbirine mutlaka yetişmeye çalışmalıdır. Hadis-i şeriflerde buyruldu ki:

"Kırk gün sabah namazının ilk tekbirine yetişene iki berat yazılır: Cehen- nemden kurtuluş beratı ile münafıklıktan eminlik beratı." [Ebuşşeyh]

"İlk tekbire yetişerek, kırk gün cemaatle beş vakit namaz kılana Cennet vacip olur." [Ebu Ya’la]

Namazda, tıpkı yüksek rütbeli bir komutanın karşısında bir askerin durduğu gibi huşu ve hudu içinde durmalı, hoca efendinin kıraatini dikkatle dinlemeli ve kendi kulluğunu ve aczini tefekkür etmelidir. Hadis-i şeriflerde:

"Yüce Allah, Hz. Musa’ya vahiy etti ki; Ey Musa! Beni zikrettiğin zaman, organların titresin! Anılmam sırasında da, huşu ve sessizlik içerisinde ol! Yine beni andığın zaman, dilini kalbine uydur! Benim karşımda ayakta durduğun zaman, küçük ve değersiz bir kul gibi dur! Nefsini kına! Çünkü o, kınanmayı en çok hak edendir! Bana yalvarıp yakardığın zaman, titreyen bir kalb ve doğru bir dille yakarışta bulun!" [İ. Ahmed]

"Peygamber Efendimiz, namazda sakalı ile oynayan bir kişi gördü ve: Eğer bunun kalbinde huşu olsaydı diğer azalarında da olur ve sakalı ile oynamazdı, buyurdu." [Tirmizî]

"Namaz kıldığın vakit, nefsine, hevasına ve ömrüne veda eden, mevlasına teveccüh eden gibi namaz kıl." [İbn-i Mace] buyruldu.

Huşu, namazda, zahiren Allah'tan çok korkan bir kişinin tavrı içinde olmak, hudu da namazda Allahü Tealâ'yı hatırlamaktan başka hiçbir kaygusu olmayan bir kişinin kalb huzuru içinde namazı kılmak demektir.