010  İman ve Küfür


Değerli okuyucularım,

İnsan, evren adını verdiğimiz bir "düzen" içinde yaşamaktadır. Bu düzen, eşsiz ve mükemmel bir yapıdır. Düzen içinde her şey yerli yerinde yaratılmış, her şeye bir yaratılış amacı verilmiş, her şey yaratılış amacına en uygun niteliklerle donatılmış, herşey birbiri ile en iyi şekilde ilişkilendirilmiştir.

Bu "düzen", gözle görülür elle tutulur maddî bir yapıdır. O sebeple bu düzenin anlaşılmasında bir sorun yoktur. Asıl sorun, bu düzenin yaratıcısı ve düzenleyicisinin anlaşılmasındadır. Çünkü onun yaratıcısı, düzenleyicisi ve çekip çeviricisi asla yarattığı düzene benzememekte, gözle görülmemekte, elle tutulmamaktadır. O sebeple anlaşılması da ancak akıl yoluyla olmaktadır.

İşte iman ve küfür, gerçekte bu "düzenin sahibi"ni idrak edip edememe sorunudur. O sebeple, hadis-i şeriflerde:

"Aklı olmayanın dini de yoktur." [Tirmizi]

"Akıl imandandır." [Beyheki] buyruldu.

Diğer yandan düzen ve düzen içindeki herşey fanîdir. Varlıkları, yaratacısının onları varlıkta tutmasına bağlıdır. Hiç değişmeyen gerçek varlık ise, düzeni yaratan, tertip ve tanzim eden, çekip çeviren, onu ayakta tutandır. Kısaca "düzenin sahibi"dir. Asıl gerçek O'dur.

İman ve küfür, yalnız akıl ile idrak edilebilir bu en büyük gerçeği kavrayıp kavrayamamanın, din terminolojisindeki karşılığıdır. Zaten terim olarak iman, hakkı (gerçeği) kabul etme, O'na inanma, güvenme; küfür de hakkı kabul etmeme, hakkı örtme, demektir.

Düzenin yaratıcısı ve sahibi olan Allahü Tealâ, her şeyi yalnız zayıf ve güçsüz insanın idrakine bırakmamış, aynı zamanda insan oğlunu elçileri vasıtasıyla kendi varlığından da haberdar etmiştir. İnsanı, hem kendi varlığı, hem de beş duyu ile idrakten aciz olduğu diğer yaratıklar hakkında bilgilendirmiş; razı olduğu ve olmadığı şeyleri bildirmiş; eşref-i mahluk olan insanı en yüksek olgunluğa ulaştıracak, onu dünya ve ahırette mutlu edecek hükümlerini tebliğ etmiştir. Durum böyle iken insanın hâlâ yaratıcısını kabul etmeyip O'nu inkar etmesi elbette affedilir bir şey değildir.

Onun için Allahü Tealâ indinde en sevimsiz ve kabul edilemez şey "küfür", en güzel şey de "iman"dır. Ayet-i kerimelerde:

"İnkâr edenlere gelince, onlara dünyada da, ahirette de şiddetli bir şekilde azab edeceğim, onların hiçbir yardımcıları da olmayacaktır." [Ali imran, 56]

"İman edip iyi işler yapanlara gelince, Allah onların mükafatlarını tastamam verecektir. Allah zalimleri sevmez." [Ali imran, 57] buyruldu.

Yaratan, bizleri, kendi varlığını idrak edenlerden eylesin. Gerçeği inkar eden zalimlerden eylemesin.

Allah'a emanet olunuz.

Dr. İsmail Ulukuş