019  Sünnet ehlinin yolu ve bid'atler


Değerli okuyucularım,

Rabbimizin bizler için öngördüğü "doğru yaşama biçimi", İslam'dır. İslam; anahatları, kuralları, müeyyideleri Kur'an-ı kerim ile ortaya konulmuş; Rasulullah (s.a.v.)'ın yaşayışı ve sözleri ile örneği gösterilmiş; sahabe-i kiramın hayat kesitleriyle ayrıntıları ve çerçevesi çizilmiş; değerli müçtehitlerin içtihatlarıyla da her devrin değişen hayat şartlarına göre yeniden yorumlanıp değerlendirilen bir yaşama tarzıdır. Bu yaşama biçimi, gerçekte, evren adını verdiğimiz ilahî düzenle uyumlu, onu destekleyen ilahî bir tertip ve tanzimden başka bir şey değildir.

"Şer'i Deliller" adı verilen bu dört kaynak (Kur'an, Sünnet, İcma-i ümmet ve İçtihat) ile esasları belirlenen bu yola, Ehl-i Sünnet Yolu denir. Ehl-i sünnet yolu, Kur'an-ı kerimin, bizzat Rasulullah, Sahabe-i kiram ve konu uzmanı müçtehit bilginler tarafından yapılmış doğru yorumudur. Bizim İslam denince anlamamız gereken din budur. İslam'da Sünnet Ehlinin Yolu dışındaki diğer yollara itibar edilmez.

Dinde sonradan ortaya çıkan sapmalara, "Bid'at" denir. Her bid'at, dört başı mamur İslam binasından bir tuğlayı söker götürür. Bid'atlerin en önemli sebebi, kendi nefsinin istekleri ile Allahü Tealâ'nın istekleri arasında bir tercih yapmak zorunda kalan insanın, Allah'a inandığı halde, kendi nefsinin arzu ve heveslerinden bir türlü vazgeçemeyip dini kendi aklı ve arzularına göre değiştirmeye kalkmasıdır. O sebeple bid'atlere olumlu bir gözle bakmak mümkün değildir. Rasulullah Efendimiz bid'at ehli hakkında çok ağır şeyler söylemiştir:

"Bir bid’at çıkarılınca, bir sünnet kalkmış olur." [İ. Ahmed]

"Din adına uydurulan her şey bid’attir, her bid’at sapıklıktır; her sapıklık da Cehenneme götürür." [Buhari, Müslim, İbni Mace, Nesai]

"Üç kimseye lânet olsun ki, bunlar, zâlim emir, açıkça günah işleyen fâsık ve sünnetimi yıkan bid'at ehli kimsedir." [Deylemi]

"Bid’at ehlinin duası, namazı, orucu, haccı, cihadı, farz ve nafilesi kabul olmaz, yağdan kılın çıktığı gibi dinden çıkması kolay olur." [İbni Mace]

"Kim şu dine uymayan bir şey uyduracak olursa, bu merduddur kabul edilmez" [Buhârî, Müslim, Ebu Dâvud]

"Bid’at çıkarana da, onu himaye edene de lânet olsun." [Buhari]

Dinin gerçeğini bilen kişilere de bu konuda sorumluluklar yüklenmiştir:

"Bid’atler yayılıp bu ümmetin sonra gelenleri öncekilere lânet edince, ilim sahipleri, bunu herkese bildirsin! Bildirmeyip ilmini gizleyen, Kur’an-ı kerimi gizlemiş sayılır." [İ. Asakir]

"Bid’atler çıkınca âlim ilmini açığa çıkarsın! İlmini açıklamayana lanet olsun!" [Deylemi]

Allah'a emanet olunuz.

Dr. İsmail Ulukuş