035  Bazı ifadelerin tevili zorunludur -2-


Değerli okuyucularım,

Bir önceki yazımda sizlere, İslam bilginlerinin, ayet-i kerimelerde Allahü Tealâ'ya mekân ve organ isnat ediyor gibi görünen ifadeleri tevil etmelerinden bazı örnekler vermiştim. Bu yazımda da bunlara devam etmek istiyorum.

Ayet-i kerimede:

"Musa: "Rabbim! Bana Kendini göster, Sana bakayım" dedi. Allah: "Sen Beni göremezsin ama dağa bak, eğer o yerinde kalırsa sen de Beni göreceksin" buyurdu. Rabbi dağa tecelli edince onu yerle bir etti ve Musa da baygın düştü;" [Araf, 143] buyruldu.

Bu ayet-i kerimedeki "dağa tecelli etmek" ifadesi Elmalılı'nın tefsirinde:

"... bu bir izafi tecellidir yani, zatındaki bütün azamet ve kudret-i mutlakası ile değil, ..., emir ve iradesinden bir parçasının dağa çarpmasıyla onu hurdahaş eyledi, ..." şeklinde yorumlanmıştır.

Ayet-i kerimede:

"Doğu da batı da Allah'ındır. Nereye dönerseniz Allah'ın yüzü oradadır." [Bekara, 115] buyruldu.

Elmalılı bu ayet-i kerimeyi: ".. sadece o mescitler değil, doğusu ve batısı ile bütün yeryüzü, bütün yönleri ve istikametleriyle bütün yer küresi Allah'ındır. Şu halde her nereye dönerseniz dönünüz orada Allah'a çıkan bir yön, bir cihet vardır. Allah'ın bir mekanı yoktur. O, aslında yönden de, cihetten de münezzehtir, fakat bütün yönler, bütün cihetler O'nundur. Namaz kılmak için, mutlaka bir mescitte bulunmak zaruri değildir. Açık olan şu ki, yeryüzünün her tarafında, hatta zaruret halinde her yana, her cihete namaz kılınabilir ve Allah'ın rızasına erilebilir, .." şeklinde yorumlamıştır.

Taberi de, bu ayet-i kerimedeki "Allah'ın yüzü" ifadesini, "Allah'ın rızası" şeklinde yorumlamaktadır.

Ayet-i kerimede:

"Kıyamet günü yeryüzü Allah’ın avucunda olur, gökler de sağ eliyle dürülür." [Zümer, 67] buyruldu.

Taberi bu ayeti tefsir ederken, Ebu Hureyre'den, Rasulullahın:

"Allah, yeri avucunun içine alır. Gökleri sağı ile dürer sonra şöyle der: "Hükümran benim. Nerde yeryüzünün hükümranları?" (Buhari, Müslim)

buyurduğunu nakletmiş ve ayetin tefsirinin sonunda da aşağıdaki notu düşmüştür:

Selef-i Salihîn, bu gibi hadis-i şerifleri olduğu gibi kabul etmişler, bunlan herhangi bir yoruma tabi tutmamışlardır. Sonradan gelen âlimler ise, yanlış anlamalara sebep olmaması için bu gibi âyet ve hadisleri en uygun şekillerde te'vil etmişlerdir. Meselâ: "Allahın eli" ifadesinde geçen "El"den maksadın, "Allah'ın kudreti" olduğunu söylemişlerdir. Ona göre ayetin tefsiri mealen şöyledir:

"Onlar, Allahı hakkıyla takdir edemediler. Halbuki bütün yeryüzü, kıyamet günü onun kudret ve hakimiyeti altındadır. Gökler onun kudretiyle dürülmüş olacaktır."

Ayet-i kerimeler gibi bazı hadis-i şeriflerde de buna benzer tevil gerektiren ifadeler vardır. Meselâ hadis-i şeriflerde;

"… Bana itimat etmiyor musunuz? Ben semada olanın eminiyim. Sabah akşam bana gökyüzünün haberi geliyor." [Buhari, Müslim]

"Allah azze ve celle göktedir, ilmi ise her yerdedir. İlminden de hiçbir şey gizli kalamaz." [Ebu Davud] buyruldu.

Bu tür ayet-i kerime ve hadisi şerifler için Mevlâna Halid Bağdadî hazretleri:

"Allahü Tealâ'nın yönü, karşıda bulunması yoktur, madde, cisim değildir. Sayılı değildir. Ölçülmez. Onda değişiklik olmaz. Mekânlı değildir. Bir yerde değildir. Zamanlı değildir. Öncesi, sonrası, önü arkası, altı üstü, sağı solu yoktur. Bunun için, insan düşüncesi, insan bilgisi, insan aklı, O'nun hiçbir şeyini anlayamaz. O'nun nasıl görüleceğini de kavrayamaz. El, ayak, yön, yer ve bunlar gibi, Allah için caiz olmayan kelimelerin, âyet ve hadislerde bulunması, bizim anladığımız ve bildiğimiz, bugün kullanılan mânâlarda değildir. Böyle âyet ve hadislere Müteşabihat denir. Bunlar, tevil olunur. Yani, Allah’a yakışacak başka mânâ verilir. Müteşabih âyetler için, burada ne murat edilmişse, öylece inandım demeli." (İtikadname)[1] buyurdu.

Hadis-i şerifte de:

"Kur’anda yedi şey bildirilir: Yasak, emir, helâl, haram, muhkem, müteşabih ve misâller. Helâli helâl, haramı haram bilin, emredilenleri yapın! Yasak edilenlerden sakının! Misâl ve hikâye olanlardan ibret alın! Muhkem olanlara uyun! Müteşabih olanlara inanın!" [Hakim] buyruldu.

Allah'a emanet olunuz.

Dr. İsmail Ulukuş


-------------------------------
[1] http://www.dinimizislam.com/detay.asp?Aid=477