068  İmansız ölmemek için -4-


Değerli okuyucularım,

İmansız gitmeye sebep olan şeylerden biri de "zulüm"dür.

Zulmü, adaleti ve ihsanı anlatmak için, sizlere basit bir örnek vermek istiyorum. Varsayalım ki, siz ve ben, ortaya eşit miktarda para koyarak bir ekmek satın aldık. Eğer ben bu ekmeği eşit şekilde böler ve yarısını kendim alır, yarısını da size verirsem, "adalet"le hareket etmiş olurum. Eğer ekmeği eşit şekilde bölmez ve çok olan tarafı kendim alır, az olan tarafı size verirsem, sizlere "zulm" etmiş olurum. Aksine az olan tarafı kendim alır, çok olan tarafı size verirsem, sizlere "ihsan"da bulunmuş olurum.

Bu çok basit bir örnektir, ama zulmü, adaleti ve ihsanı kolay şekilde anlamamıza yarayan çok güzel bir örnektir.

Bu örnekten de anlaşıldığı gibi, başkasının hakkı olan şeyi gasp edip haksızlık yapmak "zulüm", herkesin hakkını koruyacak şekilde hakkaniyetli davranmak "adalet", kendi hakkı olan şeyi başkalarına vermek de "ihsan"dır.

Allahu Tealâ, zulm etmeyi yasaklamış, adalet ve ihsan ile davranmayı emretmiştir. Ayet-i kerimelerde:

Zulüm ve zalimlerle ilgili olarak;

"Allah zalimler topluluğuna hidayet ihsan etmez." [Tevbe, 19]

"Yükü zulüm olan kimse hüsrana uğramıştır." [Taha, 111]

"Ancak şunlar aleyhine yol vardır ki, insanlara zulmederler ve yeryüzünde haksız yere taşkınlık ederler. İşte böylelerine acı bir azâb vardır." [Şura, 42]

"Bir kötülüğün karşılığı, aynı şekilde bir kötülüktür. Ama kim affeder ve barışırsa, onun ecri Allah'a aittir. Doğrusu O, zulmedenleri sevmez." [Şura, 40]

"Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda haksızlıkla yemeyin. Kendi rızanızla yaptığınız ticaret müstesna. Birbirinizin canına kıymayın. Şüphesiz Allah, size karşı çok merhametlidir. Kim, zulüm ve tecavüz yolu ile bu yasakları işlerse, onu cehenneme atacağız." [Nisa, 29-30]

Adaletle ilgili olarak;

"Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutan ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz. Bir topluluğa olan kininiz, sizi adaletsizliğe sevketmesin. Adaletli olun, çünkü o, takvaya daha yakındır. Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberdardır." [Maide, 8]

"Allah, din uğrunda sizinle savaşmayan, sizi yurdunuzdan çıkarmayan kimselere iyilik yapmanızı ve onlara karşı adil davranmanızı yasak kılmaz; doğrusu Allah adil olanları sever." [Mümtehine, 8]

"Allah şüphesiz adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara bakmayı emreder; hayasızlığı, fenalığı ve haddi aşmayı yasak eder. Tutasınız diye size öğüt verir." [Nahl, 90]

İhsan ile ilgili olarak;

“İhsan edenlere Allahu Tealâ'nın rahmeti elbette çok yakındır.” [Araf, 56]

buyruldu. Hadis-i şeriflerde de:

"Kim, zalime yardım ederse Allah o zalimi ona musallat eder." [Acluni, İbn-i Asakir]

"Allahu Tealâ, zalime biraz fırsat tanır, amma bir de yakaladı mı artık paçayı kurtaramaz." [Müslim]

buyruldu.

Değerli okuyucularım, zulüm, adalet ve ihsan'ın daha geniş bir anlamı daha vardır ki o da Allahu Tealâ'nın kurduğu düzen ile ilgilidir.

Allahu Tealâ, kurduğu ilahî düzeni hak üzere kurmuş, koyduğu kuralları adalet üzere koymuştur. Eğer O'nun, bu düzeni korumak üzere koyduğu bu kurallara uyulmaz ve kurallar ihlâl edilirse, zulm edilmiş olur. Allah (c.c.), bununla ilgili olarak:

"İşte size de Rabbinizden açık delil, hidayet ve rahmet geldi. Allah'ın âyetlerini yalanlayıp, onlardan yüz çevirenden daha zalim kim olabilir? Âyetlerimizden yüz çevirenleri, yüz çevirmeleri sebebiyle azabın en kötüsüyle cezalandıracağız." [En'am, 157] buyruluyor.

O sebeple, geniş anlamda, Allahu Tealâ'nın koyduğu hükümleri önemsemeyip onları dikkate almadan yaşamak, hem Yaratan'a hem de yaratıklara karşı yapılmış en büyük zulümdür. Ateistler, Allahu Tealâ'nın bir rahmet ve ihsanı olan dini reddederek kendilerine zulmettikleri gibi, O'nun hükümlerine tabi olmamakla da Allahu Tealâ'ya zulmediyorlar. Bu ne kötü bir durumdur. Allah (c.c.), lutfü keremi ile hepsini hidayete erdirsin.

Değerli okuyucularım,

İşte zulmün ve haksızlığın bu kadar kötü bir davranış olması sebebiyle, İslam bilginleri, zalimlerin son nefeslerinde imanlarını koruyabilmelerinin çok güç olduğunu bildirmişlerdir.

O sebeple, son nefeste imansız gitmemek için haksızlık ve zulümden çok sakınılmalıdır.

Allah'a emanet olunuz.

Dr. İsmail Ulukuş