073  İman ile ölmek için -1-


Değerli okuyucularım,

Geçen yazılarımda imansız ölmemek için gerekenleri anlatmıştım. Şimdi bu başlığı görünce eminim şaşırmışsınızdır. İfade farklı olsa da aynı anlama gelen bu başlık da neyin nesi oluyor diye. Fakat şaşırmayın. Rasulullah (s.a.v.) Efendimiz, bazı durumların kişinin iman sahibi olduğunu gösterdiğini bildirdi. Bu başlık altında da bunlardan söz etmek istiyorum.

Fakat onlara geçmeden, önceki anlatılanları bir hatırlamaya çalışalım: İmansız ölmemek için, her şeyden önce "imansız ölmekten çok korkmak" ve "iman nimetine çok şükretmek" gerekiyordu. Allah (c.c.), kendisine kulluktan hemen sonra anne-babaya iyi davranılmasını istemektedir. [bkz. İsra, 23] O halde ebeveynlerimizin kalblerini kırmamalı, onları hoşnut etmeye çalışmalıdır. Rabbimizden gafil olmamalı; en önemli zikir (anma) olan namazı terk etmemelidir. Daima korku ile ümit arasında olmalıdır. Kimseye zulmetmemeli; sevdiklerimizi yalnız Allah için sevmeli, düşmanlık ettiklerimize de yalnız Allah için düşmanlık etmelidir. Yalan ve Riyadan uzak olmalı, günahlardan, özellikle de büyük günahlardan mutlaka uzak durmaya çalışmalıdır.

Pek değerli okuyucularım, kişi, daima doğru yol üzerinde bulunmalıdır. İnsan, her anını Riyazet ve Mücahede ile geçirir, yani dinin yasaklarından sakınıp buyruklarına uygun davranırsa, bunlarda da ihlas (samimiyet) sahibi olursa Rabbinin rızasını kazanarak imansız ölmekten kurtulur. Ancak hiçbir işte, kendi emek ve çabasına güvenmemeli, Rabbinin rahmetine güvenmeli, Ulu Yaratan'ın külli iradesinin her şeyin üstünde olduğunu bir an bile unutmamalıdır. O nedenle, sebeplere yapışmakla birlikte, imansız ölmemek için Allahü Tealâ'ya çok yalvarmalıdır. Sonuçta herşey O'nun yed-i kudretindedir.

Diğer yandan bazı haller vardır ki bunlar o kişi için pek ciddî iman göstergeleridir. Bu durumları ancak kâmil iman sahibi insanlar yaşayabilir. Meselâ bunlardan biri beş vakit namazı camide kılmaktır. Rasulullah Efendimiz:

"Camiye devam edenin imanına şehadet ediniz." [Tirmizi] buyurdu.

O sebeple beş vakit namazı mutlaka camide kılmaya çalışmalıdır. Özellikle de sabah ve yatsı namazlarında mutlaka camiye gitmelidir. Hadis-i şerifte:

"Müminler yatsı namazı ile sabah namazındaki sevabı bilselerdi emekleyerek de olsa bu namazları cemaatle kılmaya gelirdi." [Buhari, Müslim] buyruldu.

Değerli okuyucularım, çok önemli iman göstergelerinden birisi de abdestli bulunmaktır. Hadis-i şerifte:

"Abdestli olarak ölen, ölüm acısı çekmez; çünkü abdest, imanlı olmanın alametidir. Namazın anahtarı, bedenin günahlardan temizleyicisidir" buyruldu. Ayrıca Hadis-i şerifte:

"Abdestli yatıp da ölen şehiddir." [Deylemi] buyruldu.

Kuşkusuz yaşlılar ve mide-bağırsak sıkıntısı çekenler için, her zaman abdestli bulunabilmek çok zordur. Yaşlı erkekler, prostat büyümesi sebebiyle tam boşaltım yapamadığından sık sık idrara çıkmak ihtiyacını duymaktadır. Ancak günlük ihtiyacın dışında çok su içilmezse, kişi, bu yönden daha rahat olur. Zamanımızda hekimler durmadan çok su içilmesini tavsiye ediyorlar. Onun için de insanlar ellerinde birer su şişesi her yerde durmadan su içip duruyorlar. Su, vücudda, aldığımız besinlerin hidrolize edilerek sindirilmesi, vücuttan toksinlerin atılması, kan akışkanlığının sağlanması, vücut sıcaklığının ayarlanması, hayatî kimyasalların taşınması gibi birçok işlevi olan bir hayat sıvısıdır. Fakat her şeyde olduğu gibi su içmede de aşırıya gitmemelidir. Bu, iyon havuzundaki minerallerin yıkanmasına sebep olarak vücudun tüm elektrolit dengesini bozar. Sürekli tuvalete çıkmak ihtiyacı da caba...

Barsak gazlarından korunmak için de mümkün olduğu kadar sık sık pilav ve yoğurt yemeli; süt, bakliyat ve bayat sebze yemeklerinden uzak durmalıdır. Barsak florasındaki bakteriler, nişastayı besin öğesi olarak kullanamazlar. Sık sık pilav yenirse bunların populasyonu azalır. Diğer yandan süt ve bakliyat, içindeki unsurların bu bakterileri teşvik etmesi nedeni ile çok gaz yapmaktadır. Süt yerine her zaman yoğurt, peynir gibi mayalanmış süt ürünlerini tercih etmelidir. Az yemelidir. Bunun gibi basit birkaç kurala uyulursa abdestini uzun süre korumak mümktün olur.

Diğer yandan imanlı bir ölüm için anlamına inanarak kelime-i tevhidi çok sık söylemeli, hattâ dilimizden düşürmemelidir. Hadis-i şeriflerde:

"Son sözü Lâilahe illallah olanın, ruhu kolay çıkar ve o söz kıyamette ona nur olur." [Hakim]

"Lailahe illallahı çok söyleyerek imanınızı tazeleyin!" [Taberani] buyruldu. Sonuncusuna "Muhammedurrasullullah"ı eklemelidir.

Allah'a emanet olunuz.

Dr. İsmail Ulukuş