079  Ölüm hastasına yardım -4-


Değerli okuyucularım,

İnsan, kendisi hiç farkında olmasa da, her an üzerinde onbinlerce fizyolojik olayın cereyan ettiği canlı bir mekanizmadır. Açın bakın biyokimya kitaplarını. En basit bir kimyasal bileşiğin sentezi için bile onlarca aşama gerekir. Her aşamada eneji sağlayan bileşiklere, o reaksiyonu katalize eden koenzimlere, ve o biyosentez olayının kullandığı öncüllere ihtiyaç vardır. Vücudumuzda, bunun gibi onbinlerce işlem, aynı anda vuku bulur. Bütün hayatî faaliyetleri durmuş yalnız solup alıp veren komadaki bir insanda bile bu olaylar kesintisiz devam eder. Bu olaylar aksamadan cereyan ettiği sürece biz bunların farkında bile olmayız. Ama bir tanesinde bir aksama olsa, o olgunun etkin olduğu her vücud bölgesinden dayanılmaz ağrılar, acılar, uyarılar gelir. Ölüm olayı, tüm bu fizyolojik işlemlerin son bulması durumudur ki onun verdiği sıkıntıları siz düşünün. O sebeple Rasulullah (s.a.v.) Efendimiz:

"Ölüm meleğini görmek, bin kılıç darbesinden daha şiddetlidir." [Ebu Nuaym]

"Ölüm acısı çok şiddetli ise de, ölümden sonraki acılara göre çok hafiftir." [İ.Ahmed] buyurdu.

Ölüm hastası, kendi ihtiyaçlarını gidermek için sokağa çıkamayan hastadır (Redd-ül-muhtâr).

Onda yukarıda sözünü ettiğim hayatî işlemlerin önemli bir kısmı durmaya başlamıştır ki o sebeple sıkıntısı pek çoktur. Onun için ölüm hastasını elden geldiğince, havalandırması iyi, sakin, ısı ve rutubet şartları uygun bir odada bulundurmaya çalışmalıdır ki içeriden çektiği sıkıntılara dışarıdan da yenileri eklenmesin.

Ölüm hastasının bulunduğu odada canlı resmi, heykel, necaset, köpek, içki, kumar ve çalgı aletleri bulundurmamalı; bu odaya mümkünse cünüp, avret yerleri açık, ya da akrabalarıyla ilişkisini kesmiş kişiler girip çıkmamalıdır. Hadis-i şeriflerde:

"Canlı resmi, köpek ve cünüp bulunan odaya rahmet melekleri girmez." [Nesai]

"Ceres, [çan, zil, çıngırak] bulunan yere rahmet melekleri girmez." [Nesai]

"Köpek ve heykel bulunan odaya rahmet melekleri girmez." [Müslim]

"Akraba ziyareti yapmayan kimselerin bulunduğu yere rahmet melekleri gelmez." [Taberani]

"Evde kap içinde idrar bırakmayın! Rahmet melekleri böyle odaya girmez." [Taberani]

buyruldu.

Ölüm hastasına, varsa eşi, yoksa mahrem akrabalarından biri hizmet etmeli, namahrem kişiler hizmet etmemelidir.

Kişi, vasiyetini yazıp yanında taşımalıdır. "Yazmadı ise, ölüm hastalığında yazması vacip olur. Burada evlâdına, ahbabına son nasihatını yapmalıdır. Kendinde hakkı bulunanlardan helâllaşmalarını, alacaklarını, vereceklerini, borcların ödenmesini, iskât yapılmasını, hac borcu varsa vekil gönderilmesini istemeli, cenaze hizmetindeki ve definden sonraki isteklerini bildirmelidir. Zevcesine olan (Mehr-i müeccel) borcunun ödenmesi için vasıyyet etmesini unutmamalıdır. Bu isteklerinin ahkâm-ı islâmiyyeye uygun yapılması için, âdil iki şahid yanında bir vasî seçmelidir." [S. Ebediye]

Ölüm hastasını ziyarette, ziyaret çok kısa tutulmalı, ziyaretçiler, Allahü Tealâ'nın rahmetinden ümidini kestirecek şeyler konuşmamalı, aksine onu ümitlendirmelidirler. Allahü Tealâ:

"Ey kendilerine kötülük edip aşırı giden kullarım! Allah'ın rahmetinden umudunuzu kesmeyin. Doğrusu Allah günahların hepsini bağışlar." [Zümer, 53] buyurdu.

Eğer durumu uygun ise kendisine bir abdest aldırılıp abdestli olarak bulunması sağlanmalıdır. Hadis-i şerifte:

"Abdestli ölen şehiddir" [Deylemi] buyruldu.

Mümkünse kendisine, yormadan kısa sözlerle bir tevbe istiğfar ettirilmeli, böylece günahlarından arındırılmış olarak ahırete göçmesi sağlanmalıdır. Her ne kadar can boğaza geldikten sonra küfre tevbe (yani iman) kabul edilmezse de, günahlar için yapılan tevbe kabul edilir.

Ölüm hastalığında "ihlâs" suresi okuyanlara kabir sorgusu olmayacağı bildirildi.

Ölüm hastası nefsinin kaygusuna düştüğünden o anda söz ve işleri bedenî ihtiyaçlarına yönelik olur. Onun yanında işitebileceği kadar bir sesle "Lailahe illallah, Muhammedür rasulullah" diyerek Allahü Teala'yı hatırlaması ve imanını tazelemesi sağlanmalıdır. Rasulullah Efendimiz:

"Ölüm halindekilere Lâilahe illallah söylemesini telkin edin, onları Cennetle de müjdeleyin. Şeytanın insana en yakın olduğu an bu vakittir." [Ebu Nuaym]

"Ağır hastayı, Lâilahe illallah demeye zorlamayın, sadece telkinde bulunun." [Dare Kutni]

"Son sözü Lâilahe illallah olanın, ruhu kolay çıkar ve o söz kıyamette ona nur olur." [Hakim] buyurdu.

"Ölüm hâlinde su içirmek sünnetdir. İhtiyâcı görülürse vâcib olur." "Hastanın yanına salih kişiler girip Yasîn okumalıdır. Gizli okumak da fâidelidir. Hadis-i şerifte buyruldu ki: Yanında Yasîn-i şerîf okunan hasta, suya doymuş olarak vefât eder ve doymuş olarak kabre girer." [S. Ebediye]

Allah'a emanet olunuz.

Dr. İsmail Ulukuş