086  Mahşer


Değerli okuyucularım,

Kıyametin kopması ve yeniden dirilişten sonra tüm insanlar hesap için Allahü Tealâ'nın huzurunda toplanacaklardır. İlâhî adaletin tecelli edeceği bu toplantıya, mahşer denir. Bu gün, Kur'an-ı kerimde ve hadis-i şeriflerde "Kıyamet Günü", "Din Günü", "Hesap Günü" gibi terimlerle anlatılan gündür. Bu gün, ilâhî vaadin gerçekleşeceği, herkesin dünyada iken yaptıkları ve söylediklerinin hesabını vereceği, inanan inanmayan herkesin, tüm âlemlerin tek egemeninin Allahü Tealâ olduğunu açık bir biçimde anlayacakları gündür. Bu gün, her şeyin tek Yaratıcısı, tek düzenleyicisi, tek kural koyucusu ve tek yöneticisinin Allahü Tealâ olduğunu dünyada iken idrak edemeyen körlerin, artık her şeyin farkına varacakları, ama bu farkındalığın hiçbir işe yaramayacağı gündür.

"Bu, Allah'ın vaadidir. Allah vaadinden caymaz" [Zümer, 20]

"O, din gününün sahibidir" [Fatiha, 4]

"O, kendi hükümranlığına kimseyi ortak etmez." [Kehf, 26]

"O, kulların üstünde yegane Hakim'dir" [En'am, 61]

"O, yaptığından sorumlu olmaz, onlar ise sorumlu tutulacaklardır." [Enbiya, 23]

Herkes Cenab-i Hakk'ı kabul veya inkârı, Hak olarak insanlara bildirilen ilâhî kurallara uyup uymadıkları, kendilerine sosyal hayatta konulan ilâhî sınırları (haddi) aşıp aşmadıkları konusunda tek tek sorguya çekilecektir. Burada, hiç kimseye haksızlık yapılmaz. Kimsenin hakkı yenmez.

"Hüküm O'nundur. O, hesap görenlerin en süratlisidir." [En'am, 62]

"Yoksa Allah ve Resulünün kendilerine zulüm ve haksızlık edeceğinden mi korkuyorlar?" [Nur, 50]

"O geleceğinde hiç şüphe olmayan günde kendilerini bir araya topladığımız ve hiç kimseye haksızlık edilmeden herkese ne kazandıysa tamamen ödendiği vakit halleri nasıl olacaktır?" [Al-i imran, 25]

"Ahiret, Allah'a karşı gelmekten sakınan için daha hayırlıdır ve size kıl kadar haksızlık edilmez." [Nisa, 77]

"Halbuki Allah, gökleri ve yeri hak ile yarattı. Hem de herkese yaptığının karşılığı verilmek üzere.. Onlara asla haksızlık edilmez." [Casiye, 22]

"Her ümmetin bir peygamberi vardır. O peygamberleri gelince aralarında adaletle hüküm verilir. Onların hakları yenmez." [Yunus,47]


# Kayıt defterlerinin dağıtılması

Hesap aşamasına geçmeden önce herkese yaptıkları ve söylediklerini görmeleri için kayıt defterleri dağıtılır.

"O gün herkesin amel defteri ortaya konulmuştur. Ey Muhammed! Günahkârların, amel defterlerinden korkarak: 'Eyvah bize! Bu nasıl deftermiş ki, büyük küçük hiçbir şey bırakmadan hepsini saymış dökmüş' dediklerini görürsün. Onlar, bütün yaptıklarını hazır bulmuşlardır. Senin Rabbin hiç kimseye zulmetmez." [Kehf, 49]

Kayıt defterleri, cennetliklere sağdan, cehennemliklere soldan verilir.

"Kitabı sağından verilen, "alın okuyun kitabımı.." "Çünkü ben hesabıma kavuşacağımı sezmiştim" der." [Hakka, 19-20]

"Kitabı sol tarafından verilen ise der ki: "Keşke kitabım verilmeseydi de, hesabımın ne olduğunu bilmeseydim,.." [Hakka, 25-26]


# Sorgu

Kayıt defterlerinin dağıtılıp herkesin yaptıklarını görmesinden sonra sıra sorguya gelir. Ayet-i kerimelerde:

"Kendilerine peygamber gönderilen kimseleri de, onlara gönderilen peygamberleri de mutlaka sorguya çekeceğiz!" [Araf, 6]

"Biz, mutlaka onların hepsini yaptıklarından dolayı hesaba çekeceğiz." [Hicr, 92-93] buyruldu.

Hadis-i şeriflerde de:

"Hiçbir kul, kıyamet gününde, ömrünü nerede tükettiğinden, ilmiyle ne gibi işler yaptığından, malını nereden kazanıp nerede harcadığından, vücudunu nerede yıprattığından sorulmadıkça bulunduğu yerden kıpırdayamaz." [Tirmizi]

"Kıyamette, Allahü teâlâ kuluna malından sual eder." [Hatib]

buyruldu.


# Hesapların görülmesi

Hesapların görülmesi çok çabuk olur. Ve herkes, hak ettiği karşılığı alır.

"Allah, herkesi kazandığı ile cezalandıracaktır. Gerçekten Allah, hesabı çabuk görendir." [İbrahim, 51]

Burada, cezalandırma, yaptığının karşılığını verme anlamındadır. Hesapların görülmesi ile ilgili diğer ayet-i kerimelerde:

"Yeryüzü Rabbinin nuruyla aydınlanır, kitap açılır, peygamberler ve şahidler getirilir ve onlara haksızlık yapılmadan, aralarında adaletle hüküm verilir. Her kişiye işlediği ödenir." [Zümer, 69-70]

"Kıyamet günü doğru teraziler kurarız; hiçbir kimse hiçbir haksızlığa uğratılmaz. Hardal tanesi kadar olsa bile yapılanı ortaya koyarız. Hesap gören olarak Biz yeteriz. [Enbiya, 47]

"O gün mizan haktır. Kimin (sevap) tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtulanlardır." [Araf, 8]

"Kimin de tartıları hafif gelirse, işte onlar da âyetlerimize haksızlık etmelerinden ötürü kendilerini ziyana sokanlardır." [Araf, 9] buyruldu.

Hadis-i şeriflerde de buyruldu ki:

"Âdemoğlu kıyamette getirilir ve mizanın kefeleri önünde durdurulur. Ona bir melek tayin edilir. Eğer mizanı ağır gelirse, vazifeli melek, 'Filan kimse bundan sonra ebedi olarak kurtulmuştur' der. Mizanı hafif gelirse, melek 'Falan kimse de kaybetmiştir' der." [Ebu Nuaym]

Rabbim bizleri hesabı kolay görülüp tartısı ağır gelenlerden eylesin.

Allah'a emanet olunuz.

Dr. İsmail Ulukuş