014  Dinleri yok etmeye çalışıyorlar


Değerli okuyucularım,

Küresel Derin Devletin kendi inançları dışındaki diğer din ve inançları yok etme çabaları, çoğu kere birçok gafil kişi ve kurumun devreye sokulduğu oldukça planlı bir harekettir. Büyük bir yandaş medya desteğiyle yürütülmektedir. Bir yandan din adamlarını ve dince kutsal sayılan değerleri itibarsızlaştırma, diğer yandan manevî değerlerinden uzaklaştırılmış insanları aritmetik çıkar hesaplarına yönelterek onları sürekli lüks maddî ihtiyaçlarını düşünen kişiler haline getirme gayretleri ile iç içe yürütülmektedir.

"Filozoflarımız onların çeşitli inançlarının kusurlarını münakaşa edeceklerdir. Fakat bizim inancımız bizden başka kimse tarafından tamamiyle öğrenilemiyeceğinden, bizden hiç kimse de onun sırlarım ifşa etmeğe cesaret edemiyeceğinden kimse bizim inancımızın bakış açısını hiçbir zaman münakaşa mevzuu yapamıyacaktır."

"Uzun zamandan beri onların din adamlarını itibardan düşürmek ve bu suretle onların dünya üzerindeki faaliyetlerini yıkmağa dikkat ediyoruz."

"Hürriyet de Allah'a îman ve insanların kardeşliği temeline dayansa, yaratılışın insanları, derecelere ayıran kesin kanunları tarafından reddedilen eşitlik telakkisine bağlanmasa, zararsız olarak ve halkın refahını bozmaksızın devlet ekonomisindeki yerini alabilirdi. Böyle bir îmanla bir halk toplumu dînî idare mıntıkalarının vesayeti altında idare edilebilir ve Allah'ın yeryüzünde tertip ettiği nizama itaat ederek manevî çabanın rehberlik eden el altında rahat ve saygılı bir şekilde yürürdü. Bu sebepledir ki bütün îmanların el altından mahvına çalışmak, onların kafalarından Allah ve maneviyat düşüncelerini koparmak ve onların yerine aritmetik hesaplar ve maddî ihtiyaçları yerleştirmek bizim için zaruridir."

Değerli okuyucularım, lütfen şimdi yaşınızın izin verdiği kadar gerilere giderek medyadaki din ile ilgili tartışmaları hatırlamaya çalışın. Kendileri ne bir fıkıh bilgini, ne bir mutasavvıf, ne bir kelam alimi, ne de bir tefsir veya hadis alimi olmadıkları halde televizyonlarda hemen her konuda ahkâm kesen yetkisiz kişileri hatırlayın. Üniversite kürsülerinde yapılması gereken tartışmaları medyaya taşıyarak insanlarımızın kafalarını karıştıran, horozdan kurban kesen, hayızlı kadına oruç tutturan, Kur'andan sayısal bulgular elde ederek hangi yıl ne olacağına dair gelecekle ilgili kehanetlerde bulunan kişileri hatırlayın. İlgisiz konuların sözde din adamlarına sorularak nasıl tartışma konusu yapıldığını, e-postalarla insanlara ulaştırılan cennet-cehennem fıkralarıyla dinî değerlerin nasıl ayaklara düşürülerek bir oyun ve eğlence vasıtası haline getirildiğini hatırlayın.

Bir yandan bunlarla insanlarımızın maneviyatı zayıflatılırken, diğer yandan tüm insanlık daha fazla kazanç peşinde koşmak gibi bir yarışa sürüklenmekte, televizyon ekranlarında sürekli lüks ve sefahata düşkün insanların hayat kesitleri gündeme getirilerek insanlar durmadan lükse ve hiç sonu gelmeyen maddî ihtiyaçlara yönlendirilmektedirler.

"Onlara düşünme ve farkına varma hususunda vakit bırakmamak için onların aklını sanayi ve ticarete çevirmelidir. Böylece bütün milletler kâr peşinde ve yarışında bütün bütün yutulacaklar ve müşterek düşmanlarını farketmiyeceklerdir."

"Onların sanayiini tamamen çökertmek için onların arasına geliştirdiğimiz lüksü, spekülasyonun yardımına getireceğiz. Çünkü lüks için hırslı talep, herşeyi yutup bitirmektedir."

"Üstün gelmek için yapılan şiddetli mücadele, ve ekonomik hayata yayılacak sarsıntılar; hareketli, soğuk ve merhametsiz toplumlar meydana getirecektir.. "

Değerli okuyucularım, insan psikolojisini çok iyi bilen Küresel Derin Devlet, bugün artık olmasını arzuladıkları toplum yapısını başarı ile oluşturmuş, insanlarımız, Allah (c.c.)'ı hatırlamaları ve ebedî ahıret hayatındaki durumlarını düşünmeleri gereken cenaze törenlerinde bile "para" konuşur duruma gelmişlerdir.

Evreni yaratan, kurallarını koyan, insana bu kurallarla uyumlu yaşama yollarını gösteren Allahü Tealâ'dır. İnsan, Rabbinin ahkâmına uyar, O'nun iradesine göre yaşarsa, başına gelen sevinç de olsa, sıkıntı da olsa, sonu hep hayır olur. Buna karşılık insan nefsine uyar, kendi arzularına göre yaşarsa, bencilliği onu çevresiyle uyumsuz hale getirir. Bu başına buyrukluk onun felaketi olur. Aziz Milletimiz yüzyıllardır yeryüzünde ahkâm-ı ilahiyeye uymanın nimetlerini, onun verdiği huzur, güven ve mutluluğu yudum yudum yaşamış, bu ebedî mutluluk yolunu bütün insanların yaşaması için de büyük bir çaba sarfetmiştir. Küresel Derin Devlet ise, kendi dünya egemenliği amaçları için, insanları nefislerine uymaya yönlendirmekte, sonra da nefsine tabi bu insanlar arasına nifak sokarak karışıklıklar yaratmakta, böylece tüm insanlığı sıkıntılar içinde kıvrandırmaktadır. İnsanlık, bu nifak örgütünün hile ve desiselerinden, ancak, Allahü Tealâ'ya ve O'nun ilahî hükümlerine samimi bir şekilde uyarak kurtulabilir.

Allah'a emanet olunuz.