038  Cihanı ağ gibi saran bir çıkar ortaklığı örgütü


Değerli okuyucularım,

Geçen yazılarımdan da hatırlayacağınız gibi, masonlar, kendi davranışlarının esası kabul ettikleri "Kabala öğretisi"nin bir tezahürü olarak, insanları, Allah'a kul olmaktan çıkarıp onları kendi benliklerine kul olmaya, kendi heva ve arzularının esiri olmaya yönlediriyorlar. Bunun da adına "hümanizm" diyorlar.

Masonluğun, bu, insanlığı dinden koparıp nefsinin kölesi robotlar haline getirme çabalarının hedefinde özellikle çocuklar ve gençler vardır. Çünkü bu gruplarda akıl ve iman olgunluğu henüz gelişmediğinden bu gruplar zaten fıtraten nefislerinin hevasına uymaya çok uygun yaş grupları durumdadır. Bundan yararlanmaya çalışıyorlar. Ayrıca müziğe, eğlenceye, görsel zevklere düşkün olmaları nedeniyle kadınlarımız da bunların hedef kitleleri arasındadır.

"Gençliği ele alması farmasonluğun ilk hedeflerindendir. İhtiyarları ve büyükleri bir tarafa bırakınız. Gençlik ve hatta çocuklarla meşgul olunuz." Haut Vent Mason talimatnamesi.

"İlk intibalar hiçbir zaman unutulmaz. Bunun için bunlar sağlam ve muasır ilim fikirleriyle bağlı olmalıdır. Çocukları dinden tamamiyle kurtaracak surette terbiye etmelidir." Flevi.[1]

Çocuklarımız elbette "sağlam ve çağdaş bilim fikirleriyle" yetişmelidir. Buna hiç kimsenin itirazı yoktur. Ama dinsiz, imansız olarak değil. Aksine Rabbimizin terbiyesinden geçmiş güzel bir ahlâkın sahibi olarak. Yoksa bugün birçok durumlarına tanık olduğumuz, kendi nefsinin arzuları için her şeyi yapabilecek çıkarcı, yalancı, rüşvetçi, şantajcı kötü ahlâklı kişilerden oluşmuş bir edepsiz insanlar topluluğunun ortaya çıkması kaçınılmaz olur.


# Masonluk, bir çıkar ortaklığı örgütüdür

Değerli okuyucularım,

Masonların insanlara yaptıkları "hümanizm" telkinleri, aslında, diğer bütün çarpık işleri gibi, sinsice oynadıkları şeytanî bir oyundan başka bir şey değildir. Çünkü bu teşkilât, her ne kadar kendilerini bir fikir ve erdem örgütü gibi tanıtsa da, gerçekte, tam anlamıyla zenginlerin ve mevki makam sahibi insanların kendi çıkarlarını korumak, sahip oldukları olanaklara yeni olanaklar eklemek için kullandıkları bir "çıkar ortaklığı örgütü"nden başka bir şey değildir. İşte kendi beyanları:

"Gerek onu teşkil eden muhit itibariyle, gerekse onun masrafını temin eden elemanları itibariyle masonluk zenginlerin cemiyetidir." Revue Maçonique,1897. s.207.

"Zengin ve mal sahibi olmayan kimseye masonlukta büyük vazife verilmez. Masonluğa aidat vermeye iktidarı olmayanlar cemiyete alınmaz." Meşriki âzam nizamnamesi, madde:128.[1]

Ve işte musevi önderlerin Protokoller adı ile bilinen meşhur belgeleri:

"Yahudi olmayanlar mason localarına ya merak saiki ile veya halka mahsus çörekten kemirebilmek ümidi ile girerler. Onlardan bazıları da .. şöhret heyecanına ve alkışa susamışlardır..."[2]

Bu sözler de açıkça göstermektedir ki, mason dernekleri öyle kendilerinin dediği gibi insan sevgisi, barış ve kardeşlik için kurulmuş birer güzel ahlâk derneği değildirler. Aksine üyelerine mal, şöhret, makam gibi dünyalıklar sağlayan birer "kişisel çıkar örgütü"dür.

Ve onların toplumsal çıkarlar için çaba harcadıkları yönündeki sözleri de yalnızca bir aldatmacadır:

"Burada önemli bir noktaya değinelim; masonluk, bireysel bir çıkar birlikteliğidir. Ana amaç daha öncede belirttiğimiz gibi 'Kendi aralarında dayanışma ve çıkarlardan kendi üyelerinin yararlanması'dır. Ulusal değer ve kavramlar ise sistem içine yerleşmek, kendi çıkarları doğrultusunda sistemi kullanarak yönlendirmektir. Bu yüzden de ulusal ve toplumsal çıkarlar söz konusu değildir."

"Anderson Yönetmeliği'nden kaynaklanan ulusal kavram ve anlayışlara göre yapılanan masonluk dışa karşı sadece kendini korumak için bu değerleri kendilerine kalkan olarak kullanmaktadırlar. Yani masonlar ve diğer masonik yapılar hangi ülkede oluşumlarını gerçekleştiriyorlarsa, o ülkenin ulusal kavram ve değerlerini baz alır, yönetmeliklerini de bu yönde oluştururlar.. Masonlar bizim ülkemizde de Atatürk İlkeleri'ne tüzüklerinde yer vermişlerdir."[3]


# Devletleri artık masonlar yönetiyor

Her ülkedeki duruma göre kendini kamufle eden bu örgüt, bugün ne yazık ki dünyayı bir ahtapot gibi sarmış, kendi basit çıkarları için her şeyi yapabilecek tıynetsiz insanların sayesinde devletlerin en hayatî organlarına kadar sızmışlar ve adeta devletlerin idare ve siyasetlerini tamamen kontrol eden birer gizli beyin durumuna gelmişlerdir.

"Bütün siyasi münasebetler bugün tabiatiyle masonların elindedir." Meşriki âzam büyük şurası, 1888.

"Hükümet teşkil eden şahsiyetler ya mason biraderlerden olacak yahut da bu vazifeden mahrum kalacaklardır." Lemmi.[1]

Ve işte bir Fransız bakanın itirafı:

"Farmasonluk, Fransa Cumhuriyetinin gizli idare kuvvetidir. Ve bunlar masonların istediklerini yapmaktadırlar." Fransız nazırı: Gado, 1894 Konvent, s.389.[1]

Gerçekte, değerli okuyucularım, gelişen tarihî ve toplumsal olaylar şunu açık bir şekilde gösteriyor ki, ne yazık yalnız Fransa değil, hemen hemen dünyanın bütün büyük devletleri, bugün, tamamen bu çıkar ortaklığı şebekesinin kontrolü altında bulunmaktadır.

Allah'a emanet olunuz.


-------------------------------
[1] Cevat Rifat Atilhan, 1964. Kendi vesikalarına göre Masonluk Nedir? 3.baskı. Doğan Güneş Yayınları, Nu.18, P.K.21 Beyazit, İstanbul
[2] http://www.masonluk.4t.com/protokoller.htm
[3] http://www.masonluk.4t.com/masonluk/ms_gizli_amaci.htm