053  Üniversite, ordu ve siyasette Sabetaycı yapılanma


Değerli okuyucularım,

Mehmet Emre Güreli'nin yazısından[1] alıntılara devam ediyorum.

"Her şeyden önce cemaatin bir mensubu olarak "sabetaycı" ve "sabetaycılık" isimlerini sevmediğimi, bunları anlamı çarpıtan yapma isimler olarak gördüğümü belirtmek zorundayım. Doğru kelime 'Yahudi asıllı' olmalıdır, neticede sabetaycılık bir Yahudi tarikatıdır; bu yüzden bu yazıda her iki terimi de kullanacağım. Günümüzde dini vecibeler eskisi kadar yerine getirilmiyor olsa da inançlar muhafaza ediliyor ve ırk da bozulmamıştır (Sabetay Sevi Selanik'e 350 yıl önce sürülmüş olabilir ancak 50 yıl öncesine kadar evlilikler tamamen cemaat içinden yapılmıştır. Halen de cemaat içinden evlenenler Müslümanlarla evlenenlerden çok daha fazladır. İnancımıza göre bir müslümanla evlenmek dinsizlik ve kirlenmişliktir). Dini vecibeleri farklı ölçülerde yerine getirenler hâlâ önemli sayıda olsa da Ilgaz Zorlu'nun ifade ettiği elitist ve zengin sabetaycıların sabetaycı olmayı bir 'farklılık' anlamına indirgediğini ve laikliğin bir din haline gelmekte olduğunu kabul ediyorum; bu ikinci olgu da Museviliğe tepkiden çok İslam'a ve Müslümanlığa karşıtlıktan kaynaklanıyor.


# Üniversite, Ordu ve Siyasette sabetaycı Yapılanma

ÜNİVERSİTE: Ülkemizin hemen bütün önemli üniversitelerinin rektörleri Yahudi asıllıdır. Bu da başörtüsünün neden siyasal İslam'ın simgesi olduğu aldatmacasıyla çarpıtıldığını, rektörlerin neden yeni hükümete böylesine şaşırtıcı bir çıkışta bulunduklarını açıklıyor zannederim. YÖK başkanı Kemal Gürüz, İstanbul üniv. rektörü Kemal Alemdaroğlu ve medyatik yardımcısı Nur Serter, Koç üniv. Rektörü Seha Tiniç, Galatasaray üniv. Rektörü Erdoğan Teziç, Bilgi üniv rektörü Lale Duruiz ve eski rektör İlter Turan, Boğaziçi üniv. Rektörü Sabih Tansal ve eski rektör Üstün Ergüder, Işık üniv. Rektörü B. S. Yarman, Marmara üniv. Rektörü Tunç Erem Sabetaycı (Yahudi asıllı)dır. Medyada çok görülen ve kanaat önderi olarak sunulan Asaf Savaş Akat ve eşi Nilüfer Göle, Eser Karakaş, Ahmet İnsel, Taner Berksoy, Kenan Mortan gibi hocalar ve medyada ismi çok geçen hukuk profesörlerinin çoğunluğu sabetaycıdır. Nasıl Şişli Terakki ve Feyziye Işık Mektepleri cemaatin ortaöğrenim okullarıysa Işık ve Bilgi üniversiteleri de yükseköğrenim kurumlarıdır.

ORDU: 28 Şubat'ın mimarı olan ve laiklik ve Atatürkçülük konusunu şaşırtıcı üsluplarda dile getiren Çevik Bir, Doğu Aktulga, Doğu Silahçıoğlu ve Yalçın Işımer (GATA'nin açılışında 'belleyeceğiz' konuşmasını yapan paşa) Yahudi asıllıdır. Yalçın Paşa aynı zamanda masondur. Ordu, cemaatin dışişleri kadar olmasa da oldukça güçlü olduğu bir kurumdur, çeşitli dönemlerde genelkurmay başkanına kadar her düzeyde paşalarımız oldu. Halen de Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman cemaatimiz mensubu her seviyede bir çok general ve kurmay subaylarımız bulunuyor. Terfilerde ve atamalarda cemaat mensupları gözetilir, harp okulları ve sınıf okullarına mutlaka yeterli sayıda öğretmen gönderilmesine dikkat gösterilir. ASAL'da her zaman birileri bulundurulur; eğer ayni yüksek gelir düzeyine sahip aileler arasında bir araştırma yapılsa Sabetaycı olanların Müslüman Türklere göre çok daha rahat yerlerde askerlik yaptıkları görülecektir. Bir diğer nokta askeri alımlardır: ordunun alım yaptığı ekipman ve silah tüccarları/aracıların önemli bir bölümü Sabetaycı ya da Sabetaycı bağlaşığıdır. Ordu içindeki Sabetaycı yapılanmanın gücüne örnek olarak Oyak şirketi olan Renault MAİS'in son üç genel müdürü Ateş Ünal Erzen, Onur Baytok ve İbrahim Aybar'ın ve Aselsan'ın genel müdürü Necip Kemal Berkman'ın Sabetaycı olduğu örneğini verebilirim. Oyak grubu sabetaycıların yoğunlukta olduğu ve terfilerin çoğunlukla cemaat içinden gerçekleştiği bir gruptur.

SİYASET: Tansu Çiller ve eşi Özer Uçuran, Rahşan Ecevit (her iktidar döneminde ve özellikle 1974'te cemaatin devlet içinde güçlenmesini sağlamış çok önemli bir isimdir), Erdal İnönü’nün eşi Sevinç İnönü (Sohtorik'lerden), DTP'nin başına geçirilen Mehmet Ali Bayar, İsmail Cem (dedelerinden biri hahamdır), Kemal Derviş, Şükrü Sina Gürel, Bülent Tanla, Sefa Sirmen, Hüsamettin Özkan’ın dünürü Erdoğan Alkın, Cem Uzan’ın eşi Alara Koçibey, Altan Öymen, eskilerden Haluk Bayülgen, Barlas Küntay, Hayrettin Erkmen, Ahmet İsvan Yahudi asıllıdır. Ayrıca komünizmin Türkiye'deki ilk öncüsü Mustafa Suphi, 80 öncesi komünist liderlerden Mehmet Ali Aybar ve Behice Boran, günümüzden Ercan Karakaş da sabetaycıdır. Cemaatte 'kendinden menkul bir mesih bozuntusu' olarak görülen Ilgaz Zorlu bu çekişmede Kapancılar adına çalışmaktadır (Zorlu'nun tüm ifşaatlarına rağmen hâlâ öldürülmemiş olmasının bir sebebi bu, diğeri de ölümünün kamuoyunun ilgisini tamamen sabetaycılık konusu üzerine yoğunlaştıracak olması tehlikesidir). Cem Boyner'in YDH'si ve İsmail Cem'in YTP'si başarısızlığa uğramış birer Sabetaycı inisiyatiftir.


# Dışişleri, Bürokrasi ve STK'da sabetaycı Yapılanma

DIŞİŞLERİ: Dışişleri cemaatin iş dünyasıyla birlikte en güçlü olduğu alandır. Dışişleri bakanlarımızın ve diplomatlarımızın önemli bir kısmı Yahudi asıllıdır. İsmail Cem, Şükrü Sina Gürel, İlter Türkmen, Emre Gönensay, Coşkun Kırca, Onur Öymen, Kaya Toperi, Zeki Kuneralp, Özden Sanberk, Yalım Eralp, Filiz Dinçmen Yahudi asıllıdır. Bu diplomatlar emekliliklerinden sonra medya tarafından uzman ve kanaat önderi olarak sunulmaktadır.

DİĞER BÜROKRASİ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoglu, Merkez bankası eski başkanı Gazi Erçel, şimdiki Hazine Müsteşarı Faik Öztrak, Cumhurbaşkanlığı sekreteri Tacan İldem Yahudi asıllı bürokratlardır. MİT müsteşarı olmanın şartı Sabetaycı ya da mason olmaktır. Kendisi de mason olan Şenkal Atasagun'un (babası bir generaldi) selefleri olan Ziya Selışık, Fuat Doğu ve Sönmez Köksal vs. masondurlar. Hiram Abas da masondur. 12 Eylül yönetimi tarafından kendisine MDP'nin kurdurulduğu orgeneral Turgut Sunalp 80 öncesinin kontrgerilla örgütü Ergenekon'un başıdır ve aileden masondur.

SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ: ÇYDD ve ÇEV tamamen Sabetaycı inisiyatifle kurulmuş sivil toplum örgütleridir. ADD (Atatürkçü Düşünce Derneği) Atatürk'ün bir araç olarak kullanılması amacıyla cemaat tarafından kurulmuştur. Üç onur kurucusundan biri Kapancılar kolundan Münci Kapani'dir ki diğer iki onur kurucusundan da en az birinin cemaatten olduğunu sanıyorum, ayrıca derneğin 1. numaralı kurucusu kayıtlarda Hıfzı Veldet Velidedeoğlu olarak geçer ki kendisi sabetaycıdır. Gazeteciler Cemiyetinin son iki başkanı Nezih Demirkent ve Nail Güreli Yahudi asıllıdır. TÜSIAD da yarı Yahudi inisiyatifli bir kurumdur. YASED başkanı Faruk Yöneyman da sabetaycıdır. Cemaatin en güçlü ve kamuoyunu yönlendirmede en çok umut bağlanan sivil toplum örgütü TESEV'dir ki 16 yönetim kurulu üyesinden benim tanıdığım şu isimler Yahudi asıllıdır: Özden Sanberk, Yılmaz Argüden, Can Paker, Üstün Ergüder, İlter Turan, İlter Türkmen, Ersin Kalaycıoğlu. Ayrıca Yahudi olan İshak Alaton da (İshak bey'in diğerlerinin aksine nüfus kağıdında da Musevi yazar, yani Sabetaycı değildir) bu vakfın yönetim kurulu üyelerinden biridir. Bu tür sivil toplum örgütleri kurulurken, yönetime adam seçerken ne olur ne olmaz diyerek kadronun tamamen Sabetaycı olmamasına özen gösterilir. Diğer üyeler mason localarının Sabetaycı olmayan üyelerinden, aparat diyebileceğimiz bağlaşıklardan ve sempatik isimlerden seçilir. Ahmet Salih İlkorur gibi Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası’nın merhum büyük üstadı Sahir Talat Akev de sabetaycıydı (yerine geçen Demir Savaşçın kendisi gibi Sabetaycı olan Can Ataklı'nın kayınbiraderidir). Mimar Sinan Locası’nın eski üstadı muhteremi Reşat Atabek, yine üstadı azamlardan Cumhur Ferman da sabetaycılardandır. Masonluk bugün cemaatin organize olmasında çok önemli bir işlev görürken sivil toplum örgütlerimiz de medyayla birlikte kamuoyunun istenildiği yönde oluşturulmasına hizmet etmektedir."

Yazının bu bölümünü de burada kesiyorum.

Allah'a emanet olunuz.


-------------------------------
[1] http://gercektarihvekultur.blogspot.com/2010/09/sabetayc-yaplanmaya-karsyz.html